Aylık Arşiv:: Ocak 2016

Metin Aydoğan
  “20.Yüzyılın ilk elli yılı Osmanlı İmparatorluğu’nun paylaşılmasının yol açtığı değişikliklerle geçti. 21.Yüzyılın ilk elli yılı da Türkiye’nin alacağı doğrultuyla şekillenecektir… 21’nci yüzyıl, Türkiye’nin bugünkü ve yarınki rolünü nasıl belirleyeceğine bağlı olarak şekillenecektir.”                                          ...
Metin Aydoğan
  Avrupa’da gerçekleştirilen büyük birleşik pazar, burada artan Alman etkisi ve ABD’nin NAFTA girişimi, Japonya’nın haklı ve ağır bir kaygı içine girmesine neden oldu. Herkes gücüne uygun, kendi ‘çarşısını’ kuruyordu ve Japonya bunun dışında kalamazdı. Noe-liberalizmin bilinen söylemleriyle 1989 yılında, 18 ülkeyi bir araya getirdi ve büyük bir hızla uluslararası tecimsel düzenlemelere girişti. Örgütün...
Metin Aydoğan
  Sovyetler Birliği’nin dağılıp soğuk savaşın bitmesiyle, NATO kendisinin gölgesi olmuş; Sovyetler’e karşı yürütülen savaşın en önemli bağlaşıkları Japonya ve Almanya, Amerikan endüstrisi ve finans dünyası için çekince oluşturacak denli güçlenmişti. ABD, denetleyemediği ve büyük güce ulaşan bu ülkeler karşısında yalnız kalmaktan çekiniyor, ülkesine akan Japon ve Avrupa sermayesini durduramıyordu. Japonya’yla Çin’in ekonomik gelişiminden...
Metin Aydoğan
  Adnan Menderes hükümeti, 5 Mart 1959’da, ABD’ye Türkiye’ye silahlı müdahale hakkı veren bir anlaşma imzaladı. Anlaşma, “Türkiye, doğrudan ya da dolaylı olarak; tecavüz, sızma, yıkıcı faaliyet ya da sivil saldırıya uğraması durumunda” ABD’ye askeri müdahale hakkı tanıyordu.  “Tecavüz, sızma, yıkıcı faaliyet, sivil saldırı” gibi kavramların ne anlama geldiğini ve hangi durumda oluşacağını Amerikalı...
Metin Aydoğan
  Avrupa Birliği, ayrı dönemde kurulan ve Avrupa ülkeleri arasında askeri çatışmayı önlemeyi amaçlayan örgütlerin toplamından oluşur. Başka ortak pazar örgütleri gibi, yalnızca ekonomik işbirliği örgütü değildir. Ereğinde siyasi birlik olan bir anlayışa ve bu anlayışa uygun düşen uzun süreli izlencelere sahiptir. Çalışmalar, ekonomi ağırlıklı olarak başlamıştır ancak ortaklık ilişkileri bugün akçalı ve yönetsel...
Metin Aydoğan
  Dünya Ticaret Örgütü sözleşmelerinde, ‘yüksek’ amaçlar yer alıyordu. Küresel ticaret gelişecek, üreticiler ürünlerini dünya pazarlarına sunacak, ülkeler ve insanlar varsıllaşacaktı. İnsanlığı geliştirecek evrensel bir düzen kuruluyordu. Demokrasi ve insan hakları dünyanın her yerinde korunacak, dünya barışı, ticaret yoluyla gerçekleştirilecekti… Söylenenlerin sürekli tersi yaşandı. Antlaşmalar yeni anlaşmaları, toplantılar yeni toplantıları izledi ancak sonuçta, yoksullar...
Metin Aydoğan
  Ekonominin yaşam alanı, her türlü tecimsel eylemin sürdüğü ve uğruna tarih boyunca savaşlar verilen ülke pazarlarıdır. Ekonomiye egemen olmak isteyen, pazara egemen olmak zorundadır. Bu tutkulu eylem her güçlü ülkeyi, daha az güçlü olanlar üzerinde egemenlik kurmaya iter. Bu yolla elde edilen dış pazar, kurulan egemenlik oranında kullanıma açılır. Ekonomik sömürünün biçim ve...
Metin Aydoğan
  ABD, Marshall Planı’yla mal ve para satarak kazanç sağlamanın yanında Avrupa’da politik etkinliğini arttırıyor ve bu büyük pazarda içsel bir olgu durumuna geliyordu. Avrupa ise, kalkınmak için gereksinim duyduğu ürün ve sermayeye kovuşuyor, savaşın yıkıcı etkisinden kurtulmaya çalışıyordu. Nitekim, köklü bir sanayileşme ve üretim birikimi olan Avrupa ülkeleri, ne denli yıkılmış olsalar da;...
Metin Aydoğan
  Dünya Bankası’nın ana sözleşmesi, başka uluslararası antlaşmalarda olduğu gibi, ‘insani amaçlarla’ doludur. Yoksul ülkeler kalkındırılacak, bu ülkelere yatırım kredileri verilecek, üretim gücü ve verimliliği arttırılacaktır. Kredi alan ülkelere teknik hizmet yardımında bulunulacak, teknoloji getirilecek ve yatırımların uygulanmasında, ‘görev alınacaktır’… Ancak, gerçek yazılanlardan çok başkadır. Kredi verilir ancak koşullar tam olarak Banka tarafından belirlenir....
Metin Aydoğan
  IMF’nin kuruluş temelleri, küçük bir ABD kasabası olan Bretton Woods’da yapılan ve 44 ülkenin katıldığı konferans kararlarına dayanır. Dünya egemenliğine hazırlanan ABD, daha savaş bitmeden, mali-siyasi örgütlenme girişimlerine başlamıştı. Konferansın gerçek amacı, doların uluslararası akçalı işlemlerde egemen para durumuna getirilmesiydi. Bunun için ikinci bir uluslararası kambiyo (yabancı paraların alım satım işlemi) düzeni kabul...