Aylık Arşiv:: Aralık 2015

Metin Aydoğan
  Dünya’yı gelecekte nelerin beklediğini görmek istiyorsak aranan yanıtı artık, NATO-Varşova, Arap-İsrail çatışmasında ya da Birleşmiş Milletler görüşmelerinde bulamayız. Bunların yerine ABD-Japonya-Almanya-Çin ve Rusya arasındaki ilişkilere ve bu ilişkilerin azgelişmiş ülkeler üzerindeki etkilerine bakmamız gerekiyor. Sovyetler Birliği’nin dağılması, daha önce çok az insanın düşündüğü bir gerçeği ortaya çıkardı. ABD’nin gölgesinde serpilip gelişen Japonya ve...
Metin Aydoğan
  Tarihçinin birincil görevi, yaşadığı toplumdaki önyargılardan kurtulmaktır. Dünyanın başka bölgelerinde geçmişte neler olduğu araştırılırken, olaylar ve etkileri olduğu gibi ortaya koyulmalı, toplumlar arasında ayırım yapılmamalıdır. Binlerce yıl süren, milyonlarca insanı ilgilendiren ve yalnızca bu nedenle bile heyecan verici olan tarih, insanlığın ortak eylemidir. Günümüzdeki ekonomik ya da siyasi amaçlar için kullanılmamalı, bu tür...
Metin Aydoğan
hala_goremeyeceksek
Ülke, herkesin birlikte yaşadığı tehlikeli bir süreçten geçiyor. Bugünün sorumluluğunu taşıyan erk sahipleri, bilinen ve beklenen yönde yürümeyi sürdürüyor. Ülke sahipsiz, halk yoksul ve örgütsüz. Gizli işgal ilişkileriyle yönetim yapısında etkili olan yabancılar, olaylara dilediği gibi yön veriyor. Türkiye Birinci Dünya Savaşı’nda olduğu gibi, girişim gücünün olmadığı, bölünmeyle sonuçlanabilecek, çatışma yüklü bir karmaşaya sürükleniyor....
Metin Aydoğan
Kimi tarihçiler, 1908 yılında ilan edilen ve II.Meşrutiyet olarak tanımlanan toplumsal devinimi, demokratik devrim olarak değerlendirir. Bu değerlendirme, devrimkavramını gereğinden çok genişletmek anlamına gelir. Osmanlı toplumunun 20.yüzyıl başındaki özgün koşulları gözönüne alındığında, II.Meşrutiyet’i devrim yerine ilerici atılım biçiminde tanımlamak daha doğru olacaktır. II.Meşrutiyet, halka ulaşarak köklü toplumsal gelişimler sağlanamamıştır ama Türk siyasi yaşamına ulusçu...
Metin Aydoğan
1.mesrutiyet
I.Meşrutiyet, 26 Aralık 1876’da ilan edildi. 2.Abdülhamit’in Batılılara güven vermek için düzenlediği bu içi boş girişim, kimi tarihçi tarafından mutlak monarşiye karşı atılan demokratik bir adım olarak nitelendirilir. Aşağıdaki yazıyı, I. Meşruiyetin niteliğini ortaya koymak için yayınlıyoruz. 29 Ekim 1923’de ilan edilen Cumhuriyet’in niteliğini anlamak için, I.Meşrutiyet’in (1876) ele alınması ve 1876 ile 1923...
Metin Aydoğan
teknolojiveinsanemeC49Firesim1
Para bugün, yaşamın hemen tüm alanlarında belirleyici güç olmuştur. Toplumsal ilişkiler paranın tutsağı olunca, bilim ve teknolojinin de paranın tutsağı olması kaçınılmazdır. Tekel kazancı için her yolun geçerli sayıldığı bir ortamda, bilgi öncelikle ona sahip olan şirketlerin kazanç isteğine hizmet eder. Bu nedenle, bilgi çağı diye yüceltilen günümüz koşulları, toplumların gelişimine uyumlu ileri bir...
Metin Aydoğan
kuresellesme_ve_devletin_kuculmesi
Bugün, kendi ülkelerinde devleti sürekli büyütenler, Türkiye gibi azgelişmiş ülkelerden zaten küçülmüş olan devletin daha da küçültülmesini istiyor. Türkiye’ye ve tüm azgelişmiş ülkelere kredi açmak için tarım desteklerinin kaldırılmasını şart koşanlar, kendi tarımlarına büyük fonlar ayırıyor. ABD, 1991 yılında 200 milyar doların üzerinde devletleştirme gerçekleştirdi. 2008 akçalı (mali) bunalımını aşmak için devlet hazinesini sonuna...
Metin Aydoğan
dogu_cephesi_ve_mustafa_kemal
Mondros Bırakışması’ndan beş gün sonra, Ali Fuat Paşa’yı Adana’ya çağırdı. Ülkeyi kurtarmak için yapılması gerekenler konusunda görüşlerini açıkladı ve “Bundan sonra, millet kendi haklarını kendisi arayacak ve koruyacaktır. Bizlerin, mümkün olduğu kadar ona bu yolu göstermemiz ve bütün ordu ile birlikte ona yardım etmemiz gerekir” diyerek, komutası altındaki 20.Kolordu’yu dağıtmamasını istedi. Ordunun elindeki silahlar,...
Metin Aydoğan
dogu_cephesi_ve_mustafa_kemal_1
Mustafa Kemal Diyarbakır’a geldiğinde, bir kolordu değil; açlık ve hastalıktan kırılan, sahipsiz, donanımsız ve “tarifi güç bir sefalet içinde” yaşamaya çalışan bir küme ordu artığı buldu. Enver Paşa’nın, felaketle sonuçlanan Sarıkamış serüveninden sonra, Doğu cephesi tümüyle savsaklanmış (ihmal edilmiş), topları ve işe yarar birlikleri başka yerlere çekilmişti. Sekiz bin kişilik bir birliğe yalnızca bin...
Metin Aydoğan
uluslararasi_sirketler_ve_dis_satim
Uluslararası şirketler, azgelişmiş ülkelerdeki şirket şubelerinde, yerel hükümetlere döviz kazandıracak gerçek dışsatım politikaları uygulamaz. Böyle bir uygulama onların dışa açılma amaçlarına, yarışma (rekabet) dengelerine ve yüksek kazanç isteklerine uygun düşmez. Herhangi bir ülkedeki şirket biriminden yapılacak her dışsatım, aynı şirketin aynı üretim dalında etkinlik gösteren bir başka ülkedeki şirket çıkarıyla çelişecektir. Bu nedenle uluslararası...