Aylık Arşiv:: Nisan 2015

Metin Aydoğan
   Temelini Kemal Derviş’in attığı, yasal dayanaklarını 57.Hükümetin (DSP-MHP-ANAP) gerçekleştirdiği izlenceyi (proğramı) Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri uyguladı. AB ve ABD’nin istediği “yasaların” ana bölümü  Kemal Derviş döneminde çıkarılmıştı. Yasaların uygulanması ve yeni yasaların çıkarılması AKP döneminde gerçekleşti. Bu iki dönem, kişiler değişmiş olsa da, gerçekte birbirini tamamlayan tek bir süreci oluşturuyordu. Türkiye Cumhuriyeti’nin ulus devlet yapısına...
Metin Aydoğan
Kemal Derviş, yeniden ortaya çıktı. Küresel karar vericilerce 2001’de Türkiye’ye gönderilen ve Türk ekonomisini çökerten ekonomik-siyasi dönüşümü gerçekleştiren bu kişi, Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğu günümüzde siyasi alanda yeniden boy gösteriyor. CHP Genel Başkanı; “çözüm sürecini sevindirici bulan”, “Aptullah Öcalan‘a hain denmemesini isteyen” Kemal Derviş’i yönetime geldiklerinde bakan yapacağını söylüyor. Alttaki yazıda, Derviş’in 2001’deki gelişinin ve...
Metin Aydoğan
Birinci Meclis, ulusal bağımsızlıktan ödün vermeyen, tutsaklığın her türüne karşı çıkan Müdafaa-i Hukuk anlayışının doğal sonucuydu. Ulusun yazgısına yön vererek toplumun her kesimini etkiliyor, güç aldığı halkı tam anlamıyla temsil ediyordu. Bağımsızlık savaşı yürütürken devlet kurmaya girişilmişti ve meşruiyetini ulusal varlığın korunmasından alıyordu. Dünya siyasi tarihinde örneği olmayan, gerçekten demokratik, savaşkan bir yönetim organı, benzersiz bir...
Metin Aydoğan
Ayrıcalıklı üstünlüklerin ve toplumsal varsıllığın korunması ya da ele geçirilmesi, bu yöndeki istekleri eyleme dönüştürecek olan devlet aygıtının gücüyle ilgili bir sorundur. Her devlet kendinden güçsüz devletleri etkisi altına alır, güçlü olanlarca da etki altına alınır. Yaşambilimin (biyolojinin) doğal yasalarına benzeyen bu gerçek, etkili işleyişini ve kaçınılmaz sonuçlarını her zaman yürürlükte tutmuştur. Günümüzde uygulanan...
Metin Aydoğan
1970’lerden beri biçim değiştiren ancak yoğunluğundan bir şey yitirmeyen ve bugün de yürürlükte olan Batının Ermeni politikası, kesin ve saltık (mutlak) bir biçimde Türkiye’den toprak istemeye yöneliktir. Olayların ortaya çıkışı, gelişmesi, gündemde tutulması ve alınan kararlar, bu savın açık kanıtlarıdır. AB organlarının aldığı kararlar ve bu kararların uluslararası bir boyut kazandırılarak yaygınlaştırılması, toprak talebinin...
Metin Aydoğan
Cumhuriyet yönetimi kurulduğunda ülke topraklarının çok azı tarıma açılabilmişti. Tarımın verimliliği, hemen tümüyle doğa koşullarına bağlıydı. Eşkıyalık köylüyü rahatsız ediyor ve ağaya sığınma eğilimini yaygınlaştırıyordu. Ürünün onda birini oluşturan Öşür vergisi, üretici köylü üzerinde bir baskı aracıydı ve bu vergiyi toplayan mültezimler köylünün korkulu rüyası durumuna gelmişti. Onda birlik oran, kimi yerde gerekçe gösterilmeden, beşte bire...
Metin Aydoğan
Osmanlılar ele geçirdikleri Bizans topraklarında, derebeylerin (feodallerin) büyük çiftliklerini devlet adına kamulaştırıyor ancak Hıristiyan köylülerin topraklarını kendilerine bırakıyordu. Toprak işlerinde, halkı gözeten uygulamalar yapıldığı için, Rum köylüler Bizans yönetimine göre daha iyi bir yaşam sürüyordu. Feodal baskı altındaki köylüler, “ Türk yönetiminin sağladığı adaletin, yoksulları soyluların baskı ve zulmünden kurtardığını” söylüyor ve kendi istekleriyle Osmanlı...
Metin Aydoğan
Fener Rum Patrikhanesi, kendisine tanınan ayrıcalıklara karşın, Fatih’ten günümüze dek Türk düşmanlığını hiçbir dönemde bırakmadı. Kuşaktan kuşağa aktarılan kin ve nefret, siyasi ereklerle birleştirilerek genlere işleyen bir kalıt (miras) olarak hep canlı tutuldu. Kendini güçsüz gördüğü dönemlerde susarak, güçlü gördüğünde ise saldırarak, yurtiçindeki bir tehdit unsuru olarak varlığını sürdürdü. Anadolu’da Türk egemenliğine son vermek isteyen Batı saldırısının, her dönemde gönüllü...
Metin Aydoğan
68 Kuşağının en belirgin özelliği, eylem ve düşüncede toplum çıkarlarını önde tutan bir anlayışa sahip olması, olay ve gelişmelere kişisel değil toplumsal bir anlayışla bakmasıdır. Kaynağını ulusal bağımsızlık istencinden alan düşünsel yapısına, ilkelerine ve halkın değerlerine birinci derecede önem vermiştir. Savaşım biçimini Kemalizmden almıştır ancak yaşadığı dönemi ve bu dönemin özelliklerini inceleyerek, sürekli arayış ve yenileşme...