Aylık Arşiv:: Kasım 2014

Metin Aydoğan
Atatürk’ün önderi olduğu Türk Devrimi, ülkemizde yaygın ve etkili bir karşı devrim süreci yaşıyor. Devrimin yarattığı kurumları ele geçirenler bu kurumları birer birer ortadan kaldırıyor. Kemalizm kendi ülkesinde yok ediliyor. Oysa, yarattığı eylem ve düşünceyle Kemalizm, anti-emperyalist savaşım (mücadele) içinde hâlâ yaşıyor. Dünyanın birçok ülkesini etkiledi, etkilemeyi de sürdürüyor. Emperyalist boyunduruktan kurtulmak ve kalkınmak isteyen...
Metin Aydoğan
İstanbul’da bulunduğu altı ay boyunca, durmadan çalıştı. Hemen “her kapıyı çaldı.” Güvenilir bulduğu yetki sahiplerine, “askeri birlikleri terhis etmemelerini” ve işgal güçlerine olabildiğince, “örtülü engeller çıkarmalarını” söylüyordu. Dost bildiklerinden başka; düşman saydığı kişiler, düzeysiz ve yetersiz görevliler, hoşlanmadığı insanlar ve yabancılarla bile konuştu. İstanbul’da kaldığı süre içinde, Vahdettin’le dokuz, Sadrazam Damat Ferit’le iki, Harbiye Nazırları Şakir ve Abdullah...
Metin Aydoğan
1923lübiröğretmenlesöyleşiresim1
1928 yılında köyde okuma yazma bilen hemen hiç yokken, 1941 yılında okuma yazma oranı yüzde 86’ydı. Köyün bütün çocukları okula gidiyordu. Şimdi, aynı köyde benim okuttuğum çocuklar, elektrik kesilirse jeneratörlerini çalıştırıyorlar; üniversiteye giden pek çok öğrencim oldu; arıcılık, tütüncülük, orman reçineciliği, marangozluk gelişti. Yoksul bir orman köyü olan Gölcük bugün varlıklı ve aydın bir...
Metin Aydoğan
İttihatçıların gidişleri de gelişleri gibi sıra dışı ve acılı oldu. Otuz yaşından genç olan bu insanlar, on yıl içinde yönetime geldiler, ülkenin geleceğine yön verdiler ve İmparatorlukla birlikte tarih oldular. Oysa, canları pahasına, birlikte battıkları İmparatorluğu kurtarmak istiyorlardı. Yürekli ve ataktılar. Giriştikleri savaşım için gerekli bilinçten yoksundular ancak yurt sevgisine dayanan inançları ve yüksek amaçları...
Metin Aydoğan
“Hükümet yetkililerinin pençei zulmüne düşüp tutuklansam, etlerimi kemiklerimden ayıran bir işkenceye uğrasam bile, örgütün sırlarını ve üyelerinin adlarını açıklamayacağıma yemin ederim. Örgüt üyelerinden biri herhangi bir felakete uğrarsa, kendisine ve ailesine, elimden geldiği kadar, para dahil, her biçimde yardımda kusur etmeyeceğim… Eğer, namus sözü vererek yükümlendiğim yeminime ihanet edecek olursam, ihanet edenleri takip için...
Metin Aydoğan
Serbest Fırka girişiminin amacı, oturmuş gibi görünen yönetim işleyişini, halkın görüşüne başvurarak sınamaktır. Gericilik başta olmak üzere düzene karşı çekince (tehlike) oluşturacak bir olumsuzlukla karşılaşılmazsa, Cumhuriyet’in temel ilkelerinden ödün vermeyen yeni bir parti kurmanın denemesi yapılmıştır. Oy vererek hükümet değiştirme alışkanlığı, halkı siyaseten rahatlatacak ve Cumhuriyet için çekince oluşturmayan iki parti, birbiriyle yarışarak ülkeyi...
Metin Aydoğan
Eski Türkler’ in hukuk düzeninde, ayrımsız herkesin sorumlu olduğu ceza yasaları vardı; yasalar, disipline bağlıbir güvenlik örgütü aracılığıyla ödünsüz uygulanırdı. Hızlı ve adil karar veren mahkemeler, suçluları ayırım gözetmeden yargılardı. Gözaltı süresi on günden çok olamazdı. Vatana ihanet, savaşta gevşeklik, ülke çıkarlarını yabancı ülkelere karşı korumama, elçilik görevlerinde kusur, ağır siyasi suçlar; cinayet, ırza geçme, bağlı...
Metin Aydoğan
Türk halkı, koşulların ağırlığına ve tüm yoksunluklarına karşın; milli mücadeleyi, kurulmakta olan orduyu ve önder olarak bağlandığı Mustafa Kemal’i tartışmasız destekledi. Elinden geleni değil, ‘elinden gelmeyeni bile!’ veriyordu. Özellikle Sevr’in imzalanmasından sonra ve özellikle köylüler, Anadolu’nun elden çıkmakta olduğunu anlayarak, yaşam dahil herşeyi göze alarak direnişe katıldılar. Malı ya da bedeniyle katılamayanlar, savaşa adeta ruhlarıyla...
Metin Aydoğan
Atatürk, 10 Kasım’da son nefesini verdiğinde, arkasında 57 yıllık bir yaşam ve bu kısa yaşama sığdırılan görkemli bir savaşım, tarihin gördüğü en büyük yenileşme eylemini bıraktı. Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türk ulusu için anlamı; özgürlükle tutsaklığın, varlıkla yokluğun ya da gönençle yoksunluğun en yalın ve en belirgin ayrımıydı. Yaşam direncini yitirmiş kabul edilerek, yok edilmek...
Metin Aydoğan
Binlerce yıla dayanan Türk-İran ilişkileri; birbiri içine giren süreçler içinde gelişerek, bugüne dek gelen bütünleşmeler ve kaynaşmalarla dolu, geniş bir tarih üzerine oturmaktadır. Tarihsel olarak Türk-İran ilişkilerinin Türkler için anlamı, bu ilişkilerin genel Türk tarihinin bir parçası, İranlılar için ise, tarihlerinin neredeyse tümünü kapsayan bir konu olmasıdır. Büyük Göçler’in çıkış noktası Orta Asya’ya yakın olması...