Aylık Arşiv:: Ekim 2014

Metin Aydoğan
Atatürk’e göre, Türkçe Türkiye demektir. Ulus varlığının korunup geliştirilmesi için Türkçenin özleşip özgürleşmesi bunun için de ulusun tüm bireyleri tarafından okunup yazılması gerekiyordu. Ulusal kültürün, bağlı olarak uluslaşmanın güçlenip yerleşmesi için, bireylerin kolayca anlayıp yazabileceği bir yazı olmalıydı. Arap harfleriyle okuyup yazmak, Türk insanı için aşılması güç bir engel durumundaydı. Karmaşık bir yapıya sahip...
Metin Aydoğan
Türkiye’de 1923 yılında, yönetim biçimi olarak Cumhuriyetin tarihsel evrimini, evrensel boyutunu ve gerçek niteliğini kavramış, aydın zümre yok gibidir. O güne dek, Türkiye’de, cumhuriyetçilik adına, bir düşünce akımı gelişmemiş, herhangi bir örgütlü eylem gerçekleştirilmemişti. Cumhuriyet sözcüğü, aynı şapkagibi, 19.yüzyıldan beri sövgü ve aşağılama tanımı olarak kullanılıyordu; tutuculuk dilinde karşılığı gavurluktu… Ordu ona bağlıydı ve orduyu yenileşmenin örgütlü...
Metin Aydoğan
1955’te Vietnam’da yenilen Fransa’nın Cezayir’de herhangi bir yenilgiye katlanması düşünülemezdi. Başıboşlardan (serserilerden) ve serüvencilerden (maceracılardan) oluşan paralı askerlerini ve acımasız yöntemleriyle ün yapmış paraşütçü birliklerini, Cezayir’e taşıdılar. Fransız birlikleri, ne ulusal, ne de uluslararası anlaşmalara uyuyor, kendilerini insan öldürmekten sorumsuz kılan bir tutumla toplu kırımlara girişiyordu. Direniş önderleri tutukevlerinde öldürülüyordu. Köylülerin özellikle verimli ovalardaki...
Metin Aydoğan
1929 yazı, Amerikan ekonomi tarihindeki en coşkun mevsimdi. O yaz hisse senetlerinin değeri dört yıl öncesine oranla yüzde 400 artmıştı. New York Borsasında her gün 5 milyon değişim işlemi yapılıyordu. Hisse senedi artışları gerçek ekonomik ve ticari gelişmelere değil vurguncu (spekülatif) değerlere dayanıyordu. Borsaya giren para hisse artışlarını karşılayacak durumda değildi. Üretime dayanmayan yapay...
Metin Aydoğan
Dünya tarihinde, Türkler kadar çok ve çeşitli devlet kurmuş bir başka ulusun olmadığı, bugün artık herkesin kabul ettiği kanıtlanmış bir gerçektir. Her dönemde ve sürekli biçimde, dünyanın çok geniş alanlarına yayılan Türkler, yaşadıkları her yerde; büyük-küçük, etkili-etkisiz, kalıcı-geçici o denli çok ve değişik devlet kurmuşlardır ki, Türk tarihi bir anlamda devlet kurmanın tarihi durumuna gelmiştir....
Metin Aydoğan
Ulus devlet düzeninin bugünkü bunalımı, gerçek bir uygarlık sorunudur. Bu sorunun yaratıcıları, kendilerini uygar olarak gören az sayıdaki büyük devlet ve şirket yöneticisidir. Milyonlarca insanın, kuralları ve sınırları önceden çizilmiş eşitsiz koşullarda ve gücün belirleyici olduğu bir ortamda yaşamaya zorunlu kılınması bir insanlık dramıdır. Bu drama son vererek toplumsal gelişimi sürekli kılmak ise kuşkusuz,...
Metin Aydoğan
kuresellesme_ve_devletin_kuculmesi
Bugün, kendi ülkelerinde devleti sürekli büyütenler, Türkiye gibi azgelişmiş ülkelerden zaten küçülmüş olan devletin daha da küçültülmesini istiyor. Türkiye’ye ve tüm az gelişmiş ülkelere kredi açmak için tarım desteklerinin kaldırılmasını şart koşanlar, kendi tarımlarına büyük fonlar ayırıyor. ABD, 1991 yılında 200 milyar doların üzerinde devletleştirme gerçekleştirdi. 2008 akçalı (mali) bunalımını aşmak için devlet hazinesini...
Metin Aydoğan
Atatürk, Nutuk’u yazmak için yaklaşık dokuz ay bilgilerini yeniledi, belge topladı. Mücadele arkadaşlarıyla sıkça bir araya geldi, kendi düşünce ve hazırlıklarını aktarırken, onların “görüş ve değerlendirmelerini” aldı. Anımsıyamadığı ayrıntılar için, olayı birlikte yaşadığı insanları bulduruyor, değinmek istediği bir olayı birkaç kanaldan doğrulamadan kullanmıyordu. Gerçeği yansıtamama ya da yanlış kanı uyandırma kaygısı, çalışmasının her aşamasına egemendi. Doğruluğunu gördüğü uyarıları kesinlikle değerlendiriyor, uyarılara hak...
Metin Aydoğan
Birçok insan, Osmanlı Devleti’nin 470 yıllık payıtahtı (padişahın tahtının olduğu yer) olan İstanbul’un, üstelik payıtaht tanımı aynısıyla kalarak, yeni devletin de başkenti olmasını istiyordu. Oysa, Ankara’nın başkent yapılması, basit bir kent seçimi değil, tarihsel boyutu olan önemli bir siyasi seçimdi; dünya görüşüyle ilgili bir anlayıştı. Gücünü korumak için, Anadolu’yu yüzyıllar boyu sömüren ve bu işi...
Metin Aydoğan
Bir haftadır Türkiye’de sıradışı olaylar yaşanıyor. Ülke dışındaki gelişmeler, ülke içinde ayaklanmaya yönelen eylemlere gerekçe yapılıyor ve onlarca insan ölüyor. Kamu binaları, okullar ve araçlar yakılıyor. Ne istediğini bilmeyen insanlar yapay bir öfkeyle kırıp döküyor, talan yapıyor. Yaşananların kendiliğinden gelişen kitle eylemleri olmadığı açık. Açık olmayan ise amacı ve ereği. Ancak, karmaşa yaratan eylemlerin...