Aylık Arşiv:: Eylül 2014

Metin Aydoğan
Hindistan; yaşamı ve insanı anlamaya çalışan düşüncelerin, insancıl inanç dizgelerinin (sistemlerinin) ve köklü bir tarihe dayanan düşünce akımlarının merkezi gibidir. Yaratılan düşünsel gelişkinlik ve olağanüstü kültür o denli kapsamlı ve derindir ki, bu kültür, dünya düşünce tarihinin en önemli aşamalarından birini oluşturmuştur. Varlığını sürdüren ya da yok olan yüzlerce düşünce akımı; binlerce yıl boyunca...
Metin Aydoğan
Eğitimde sağlanan; kitlesel yaygınlık, sınıflar arasındaki fırsat eşitliği, ayrılan fonlar, sağlanan düzey ve niteliksel başarı gibi konular gelişmiş ülkeler arasındaki eğitim ayrımının odak noktalarıdır. Ekonomik büyümenin ve rekabetin alacağı biçim, bu ayrılıklar üzerinde gelişecek; bilimsel-teknolojik yarışın sonucu eğitime verilen önemle belirlenecektir. Microelektronik, biyorteknoloji, yeni ağır sanayi, robot ve imalat aletleri, bilgisayar ve bilgisayar programları,...
Metin Aydoğan
Şirket etkinliklerinin denetimsiz sürdürüldüğü dünya ortamı ve bu ortamın insanlığın tümüne dayattığı yaşam koşulları, küresel politikaları üreten ülkelerin insanlarına da umutsuz bir gelecek sunuyor. Bugün, şirket çıkarlarıyla insanlığın gelişimi arasında yeğin (şiddetli) ve ivedi (acil) çözüm bekleyen bir çelişki var. Bugün, gelişmiş ülkelerin bir türlü çözemediği; işsizlik, gelir paylaşımındaki eşitsizlik, artan suçlar, sosyal güvensizlik,...
Metin Aydoğan
Almanya’da 19.yüzyıl ortalarına dek siyasi parti yoktu ancak örgütlenmeyi bekleyen pek çok düşünce akımı ve görüş vardı. Köklerinin Alman tarihinde olduğunu ileri süren muhafazakarlar ve liberaller, geleceğe egemen olacağını açıklayan sosyal demokratlar; çiftçileri, tarım emekçilerini ya da işçi örgütlerini, dernekten partiye dönüştürmenin çabası içindeydiler. İki partili siyasi düzen başlangıçta oluşturulamamıştı. 1871’de 8, 1918’de 11, 1930’da...
Metin Aydoğan
İngiltere’de siyasi yaşam, dün olduğu gibi bugün de, akçalı gücü yüksek, büyük mülk ve sermaye sahipleri tarafından denetim altında tutulmaktadır. Denetim, pek çok yasal önlem yanında, para ve siyasi rüşvetin belirleyici olduğu ilişkiler ağıyla sağlanmış ve bu ilişkiler, siyasete yön veren temel unsurlar yapılarak “meşrulaştırılmıştır”. İngiltere, siyasi rüşvet konusunda da başka ülkelere örnek olan,...
Metin Aydoğan
Bir zamanlar eylemleriyle ses getiren işçi devinimi, son dönemlerde kalıcı bir durgunluk ve eylemsizlik içine girdi. Geçmişte güç kullanılarak etkisizleştirilen sendikal savaşım şimdi yasal düzenlemeler ve işsizlik korkutmasıyla etkisizleştiriliyor. Küresel politikaların çalışma yaşamına verdiği yeni biçim; düşük ücret, ücretsiz fazla çalışma ve sosyal güvensizlik üzerine kurulu 19. yüzyıl koşullarında çalışan iş yerleri ortaya çıkıyor....
Metin Aydoğan
Kazanç amaçlı şirketlerle siyasetle uğraşan partiler arasında, ne gibi bir ilişki olabilir ya da olabilir mi? İlgi alanları, çalışma biçimleri, ilişkileri; birbirinden uzak gibi görünen bu iki oluşum, nasıl ve nerede birlikte olabilir, ortak bir tutum içine girebilir? Şirket-parti ilişkisi, özellikle günümüzde sanılandan çok yoğun ve yaygındır. Şirketin belirleyici, partinin uygulayıcı olduğu bu ilişki, günümüzdeki küresel politikanın...
Metin Aydoğan
Küreselleşme düşüncüleri (ideologları), “siyasi partilerin artık işlevini yitirdiğini”, “temsili demokrasi ve ölçek ekonomisinin çağdışı kaldığını”, “küresel ekonomi büyüdükçe uluslardan oluşan oyuncuların küçüldüğünü” ve “doğrudan yönetim dönemine geçildiğini” söylüyor. Söylenenler doğru mu? John Naisbitt’in; “evrenselleştikçe küçülüyor ve kabileselleşiyoruz: etnik köken, dil, kültür ve din gibi konularda kendi türüne bağlılık giderek artıyor”, “siyasi partiler öldü”, “tüketici odaklı...
Metin Aydoğan
Yeni ve ileri bir olguymuş gibi sunulan küreselleşme, ne yenidir ne de ileri. Tekelci şirket egemenliğinin en yüksek, en asalak ve çözülmeye en yakın üst evresidir; 20.yüzyıl başında dünyaya yayılan emperyalizmin kendisidir. Yüz yıllık geçmiş içinde; teknolojik gelişme, sermayenin küresel dolaşımı ve mali-sermaye (finans-kapital)yoğunlaşması olağanüstü artmıştır, ancak emperyalist düzen niteliksel bir değişime uğramamıştır. Dünya...
Metin Aydoğan
altıok1resim1
Altıok, yaymaca (propaganda) amacı taşıyan sıradan bir tanımlama değil; mücadele içinde oluşan, yaşama bağlı ve geleceğe yön veren ilkeler bütünüdür. Geri kalmışlıktan kurtularak gelişmek isteyen bir ulusun, kalkınıp güçlenmek için izleyeceği yolu gösterir. Bu işin nasıl yapılacağını açıklar. İnsanı esas alır, bilime ve gerçeklere dayanır. Herşeyden önce, “çok yönlü, ileri ve çağın gereklerine uygun” belirlemeler;...