Aylık Arşiv:: Ağustos 2014

Metin Aydoğan
“Gençler! Geleceğe güvenimizi güçlendiren ve sürdüren sizsiniz. Siz almakta olduğunuz eğitimle, bilgiyle, insanlıktaki üstün niteliklerin, yurt sevgisinin, düşünce özgürlüğünün en değerli örneği olacaksınız. Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz…”                                        ...
Metin Aydoğan
Yabancıların, Kurtuluş Savaşı’nın Türkler için anlamını gerçek boyutuyla kavraması güçtür. Gerçekleştirilen sıradışı eylemi anlayabilmek için, Türk insanının yapısal özelliklerini, alışkanlıklarını ve geçmişten gelen birikimini bilmek gerekir. Topluma karşı duyulan sorumluluk duygusu, yurda ve toprağa bağlılık, kimliğini koruma becerisi ya da kendiliğinden harekete geçen savunma güdüsü kavranmadan Kurtuluş Savaşı kavranamaz. Dayanıklılık, direnç gücü, örgütlenme yeteneği...
Metin Aydoğan
25 Ağustos akşamı, Anadolu’nun dış dünyayla haberleşmesini tümüyle kesti. Karargahını Şuhut yakınlarındaki dağlık bölgeye, oradan Kocatepe arkasındaki bir tepeye taşıdı. 26 Ağustos sabahı, gün doğumuna bir saat kala, savaşı yöneteceği Kocatepe’ye geldi. “Düşüncelerine gömülmüş, konuşmuyordu. Durmadan doğuya, güneşin doğacağı ufka bakıyordu. Orada kızıl pırıltı belirip, Anadolu yaylasına güneş doğarken birden, gürleyen bir gök gibi, topçu...
Metin Aydoğan
Bir Alman Profesör “Türkler ulus olamamıştır” yargısında bulunarak nedenini, “bankalarını yabancılara bu denli kolay satan bir toplum ulus olamamış demektir” biçiminde açıklamış. Bankaların ulusal varlık açısından önemini belirtmek için söylenen bu sözler, gerçekte çok şey anlatıyor. 19.Yüzyılda girişimcilere borç veren basit aracılar olan bankalar; 20.yüzyılda para satmanın yanında yatırımları olan, şirket satın alan ve dışa...
Metin Aydoğan
Dünya sigara devi Philipe Morris, İsviçre’nin çikolata ve kahve şirketi Jakop Suchard’ı satın aldığında, İsviçre’nin önemli gazetelerinden Bund; “İsviçre’nin bir parçasını yitirdik” manşetiyle çıkmıştı. Bund haklıydı. Bir ülkede kamu ya da özel her ulusal şirket, yaratılmış bir değerdir ve o değer yabancılaştığında ulusun bir parçası yitirilmiş demektir. İsviçre’de yalnızca bir şirketin satışına tepki gösterilirken, Türkiye’de yüzleri...
Metin Aydoğan
Yabancılara toprak edinme hakkının tanınması, Avrupalılar’ın 19.yüzyıl boyunca İstanbul’dan istediği, çoğu kez dayattığı, siyasi-ekonomik isteklerin değişmez maddelerinden biriydi. Bu istek, 1856’da Islahat Fermanı’yla kabul edilmiş ve 1867 yılında çıkarılan Tebaa-i Ecnebiyenin Emlâke Mutasarrıf Olmaları Hakkında Kanun adlı yasayla uygulamaya sokulmuştu. Yasada şunlar söyleniyordu: “Yabancı devletlerin uyrukları, Osmanlı ülkesinin Hicaz dışında kalan her yerinde, devletin uyrukları...
Metin Aydoğan
ABD Silahlı Kuvvetler Resmi Yayın Organı Armed Forces Journal’de, Ortadoğu’da sınırları değiştiren bir harita yayınlandı. Harita’da, yalnızca kurulacak Kürt devletine toprak veren dört ülkenin değil, “Büyük Ortadoğu Projesi”nde öngörüldüğü gibi, Ortadoğu’da yer alan ülkelerin tümünün sınırları değişiyordu. Suriye, Irak, İran ve Türkiye’den koparılan parçalarla büyük “Özgür Kürdistan Devleti” kuruluyor, bundan başka; Irak’ın ortasında “Sunni Irak...
Metin Aydoğan
Programlar, parti kurulurken açıklanan “güzel sözlerle” yüklü, gerçekleşmesi olanaksız sözverilerde bulunulan, daha sonra “rafa kaldırılan” propaganda sözleri değil; parti çalışmalarına yön veren, toplumsal yapıyı çözümleyen ve yaşamın gerçeklerine dayanması gereken belgelerdir. Değişime açık, canlılığı olan, sağlam ve tutarlı programları olmayan partilerin, başarısız olması kaçınılmazdır. Partilerde eylem temeldir, ancak eyleme yön veren program ve tüzüktür. Program Partinin...
Metin Aydoğan
Parti önderleri, ülke ve dünya koşullarını temelden kavramış, halkını tanıyan, savaşım ve örgütlenme yeteneği yüksek, en ileri unsurlardır. Kolay ve bol olarak yetişmezler. Onlar doğal yeteneklerini, örgütlü savaşımın eylemi içinde geliştirerek; güçlü bir istenç (irade) sağlamlığına, yüksek bilince ve sarsılmaz bir inanca yükselmiş insanlardır. Halkın sorunlarını ve ülkenin koşullarını bilirler. Parti başkanının gerçek önder...
Metin Aydoğan
Parti birliği ve sıkıdüzeni (disiplini) merkezden gönderilen emir ve kararnamelerle sağlanamaz. Gerçek sıkıdüzen, kararların özgür tartışma ve gönüllü katılımla oluşturulması ve uygulanmasıyla sağlanır. Karar almada demokratik işleyiş, uygulamada merkeziyetçilik öne çıkar. Bu iki eğilimin, birbirini tamamlayan bir bütünlüğe ulaştırılarak parti işleyişinde geçerli yöntem durumuna getirilmesi, demokratik merkeziyetçilik ilkesini ortaya çıkarır. Parti Birliği Merkeziyetçilikten Geçer Partiler,...