Aylık Arşiv:: Şubat 2014

Metin Aydoğan
Ulusçuluk ve toplumculuğun, 20.yüzyılın ilk yarısındaki altın çağı, yerini adım adım Yeni Dünya Düzeni’nin, küresel egemenliğine bıraktı. 20.Yüzyılın ilk yarısında ulusal bağımsızlık savaşımları ikinci yarısında ise emperyalizm etkili oldu. Şimdi 21.yüzyıldaki son kapışma bekleniyor. Beklenen yeni döneme yönelik sonuçlar çıkarabilmek için, ulusçu savaşımın kimi ortak özelliklerini bir kez daha irdelemekte yarar var. Günümüz dünyasını...
Metin Aydoğan
24 Şubat 1917’de, Rusya’nın başkenti Petrograd’da, açlık çeken ve eksi yirmibeş derecede ekmek kuyruklarında bekleşen halkın, fırınlara saldırmasıyla gelişen olayların, sosyalist bir devlet ortaya çıkaracağı kimsenin aklından geçmemişti. Günün özgün koşullarının ve iyi örgütlenmiş bir parti yetkesinin yarattığı yeni devletin, sosyalizmi ne düzeyde temsil edebileceği bugün yoğun olarak tartışılıyor. Ancak, gözardı edilemez bir gerçekliktir...
Metin Aydoğan
17 Şubat, Medeni Kanun’un yasalaştığı gündür. Ancak, 1926 yılında gerçekleştirilenler, yasa çıkarmanın çok ötesinde bir başka boyuta sahiptir. Türk toplumu, girdiği devrimler sürecinde, hukuk alanında da büyük bir yenileşme atılımı gerçekleştirmişti; hukukta devrim yaşanmıştı. Bu devrim; evrensel hukukla çelişmeyen, Türk toplumuna uyumlu, gelişmeye açık ve devrimci bir öze sahipti. Aşağıdaki yazıyı, hukuk sefaletinin yaşandığı günümüzde...
Metin Aydoğan
21.yüzyıla girerken, çalışanlar açısından dünya yüzyıl öncesinin koşullarından daha iyi bir ortam oluşturmuyor. İşçiler birçok bakımdan belki de daha kötü durumdalar. İşçilerin bir bölümü o güne göre, belki daha çok kazanıyor daha çok geziyor ve teknolojik nimetlerden daha çok yararlanıyor ama büyük bir bölümü çalışma ve işsizlik sorunları nedeniyle, yaşam sevincini ve gelecek umutlarını...
Metin Aydoğan
“Antik Çağ Ege ve Roma Uygarlıkları” ile “Demokrasi ve Parlamentoların Ortaya Çıkışı” yazılarında, Batı toplumlarındaki devlet biçiminin (demokrasinin) oluşumu incelendi. “Türk Yönetim Gelenekleri ve Katılımcılık” başlıklı bu yazı ise, okuyucunun toplumlararası ayrımı görmesi amacıyla hazırlandı. Eşitliğin ve katılımcılığın Batı toplumlarında oluşup kurumsallaştığına olan yaygın kanının, gerçeği yansıtmadığı bu üç yazı birlikte değerlendirildiğinde açıkça görülecektir. Özgürlüğe...
Metin Aydoğan
Seçimler ve meclislerle halkın kendisini yönetecek kişileri belirlemesine, bugün demokrasi deniyor. “Oy” ve “sandık” kutsanıyor ve yönetimin bu biçimde oluşturulması çağdaşlık sayılıyor. Doğru gibi görünen ancak biraz düşünüp yaşananlara bakınca, bunda bir çarpıklık olduğu görülüyor. Türkiye’de; Meclis’in oluşumu, seçim yasaları, barajlar, dağıtılan paketler, din ticareti, para ve medya kullanımına bakınca; oluşturulan siyasi düzenin, seçilecekleri...