Aylık Arşiv:: Aralık 2013

Metin Aydoğan
Toplumsal Muhalefetin yükseldiği umut dolu bir 2013 geçirdik. Savaşımın (mücadelenin) ve tartışmaların yükseldiği, yer yer keskinleştiği bu yoğun ortamda, biz de bu tartışmalara katkıda bulunabilmek amacıyla Küreselleşmeden Kemalizm’e, 20 yy.’ın sorgulanmasından, Büyük Ortadoğu Projesine, Kürt-Türk İlişkilerinden, Türk Milli Eğitimi’ne dek birçok konuda yazılar paylaştık. 2013 yılı boyunca en çok okunan, paylaşılan yazılardan oluşan seçkimizi kaçıranlar...
Metin Aydoğan
küreselleşme-ve-üretimde-karmaşa
Ücret düşüklüğü ve işsizliğin artmasından etkilenen Amerikalı işçiler ve yerel yöneticiler, öfkelerini yabancı yatırımcılara yönelterek milliyetçi bir tavır içine girdiler. ‘Amerikan malı kullan ’1990’ların çarpıcısözü (sloganı) oldu. ABD başkanı, Cumhuriyetçi Parti ve birtakım önde gelen Amerikan şirketleri, bu çağrıya uymaya söz verdi. Ancak, asıl sorun, bu istek ne denli güçlü olursa olsun verilen sözün...
Metin Aydoğan
Cumhuriyetle başlayan ulusçu girişimler, sonuçlarını kısa sürede gösterdi. 1922-1925 arasında fiyat artış oranı yani enflasyon, yılda yüzde 3.12, 1925-1927 arasında ise yüzde 1 oldu. Bazı fiyatlarda ucuzlama görüldü. Türk parası yabancı paralar karşısında değer yitirmedi, aksine bazılarına karşı değer kazandı. 1924 yılında 9,5 kuruş olan Fransız Frangı, 1929 yılında 7,7 kuruşa, 187 kuruş olan...
Metin Aydoğan
1923’te, ülkede yatırıma dönüşecek bir sermaye birikimi, bağlı olarak sanayi yatırımı bulunmuyordu. Devletin birkaç silah atölyesi, Hereke ve Feshane gibi dokuma fabrikası dışında üretim yapan bir yer yoktu. Özel girişime ait büyük sanayi yatırımının kendisi değil, düşüncesi bile gündemde değildi. Ülke, Avrupa mallarının serbestçe satıldığı, bir açık pazar durumundaydı. Ulusal üretime dayalı ekonomik büyümeyi, toplumsal...
Metin Aydoğan
Cumhuriyet kurulduğunda ülke topraklarının çok azı tarıma açılabilmişti. Toprak dağılımı adaletsizdi. Köylünün önemli bir bölümü topraksızdı. Tarımın verimliliği, hemen tümüyle doğa koşullarına bağlıydı. Eşkıyalık köylüyü rahatsız ediyor ve ağaya sığınma eğilimini yaygınlaştırıyordu. Ürünün onda birini oluşturan Öşür vergisi, köylü üzerinde bir baskı aracıydı ve bu vergiyi toplayan mültezimler köylünün, korkulu rüyası haline gelmişti. Onda...
Metin Aydoğan
İzmir İktisat Kongresi, Türkiye için önem taşıyan günlerde toplanmıştı. Lozan ’da başlayan barış görüşmeleri, 4 Şubat’ta kesilmiş ve Türk Kurulu yurda dönmüştü. Avrupalılar; kapitülasyonlar, tazminatlar, ekonomik ayrıcalıklar, Boğazlar ve Irak sınır belirlemesi konusunda, kabul edilmez koşullar ileri sürüyor; Türkiye’yi, ekonomik dayanaklarıyla tam bağımsız ve özgür bir ulus devlet olarak kabul etmek istemiyordu. Konferans ’ın...
Metin Aydoğan
Cumhuriyet ilan edildiğinde nüfusun yüzde 80’inden çoğu köylüydü. Köylüler kapalı birimler halinde, ürettiğini tüketen ve yoksulluk sınırının altında yaşayan, örgütsüz ve dağınık bir kitle durumundaydı. Ulaşım gelişmemiş, pazar ilişkileri oluşmamıştı. 1927 yılı Sanayi Sayımı’na göre, el sanayi işletmeleri yani tamirhaneler dahil 33085 iş yeri ve bu işyerlerinde çıraklar dahil 76216 işçi vardı. Her işyerine...
Metin Aydoğan
“Çin mucizesini” yaratan 1978 yenileşmesinin uyguladığı kalkınma yöntemiyle, Türkiye’de 1923-1938 arasında uygulanan yöntem arasında büyük bir benzerlik vardır. Devletçiliğin belirleyici olduğu, özel girişime yer ve destek veren, yabancı sermayeyi denetleyerek kabul eden, sosyal piyasa ekonomisi denilen karma ekonomi, Türkiye’de Çin’den yarım yüzyıl önce bulunmuş ve uygulanmıştı. Bu gerçeği 6 bölüm olarak yayınlayacağımız “Kemalist Kalkınma...
Metin Aydoğan
13 Aralık, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile imzaladığı Gümrük Birliği Protokolü’nün yıldönümüdür. 18 yıl önce 1995’te bir bayram havasıyla kutlanan bu girişim, Türkiye’den çok şey götürmüştür. Üye olmadığımız söz ve oy hakkımızın bulunmadığı bir dış örgüt (AB) hiçbir yükümlülük üstlenmeden Türkiye’nin içişlerine karışmış; ekonomiden kültüre, yönetim işleyişinden dış siyasetine dek her alanda istemlerde bulunmuş ve...
Metin Aydoğan
1838 yılında İngiltere’yle imzalanan Serbest Ticaret Antlaşması, günümüzdeki Avrupa Gümrük Birliği Protokolüne; 1839 da başlayan Tanzimat uygulamaları ise, Avrupa Birliği uyum düzenlemelerine denk gelir. Konu incelendiğinde, tarihin yüzyetmişbeş yıl sonra bu denli yinelenmiş olması çoğu kimseye şaşırtıcı gelecektir. Tarihten ders alınmadığı için, yaşananlar yeniden yaşanmıştır. Tanzimat Osmanlıyı çökertti, Avrupa Birliği Türkiye’yi yok oluşa götürüyor....